Türkiye'de böbrek sağlığı yüküne karşı ortak stratejik öneriler hazırlandı
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından AstraZeneca Türkiye'nin koşulsuz desteğiyle düzenlenen "Böbrek Sağlığının Güçlendirilmesi Çalıştayı"nda, Türkiye'deki kronik böbrek hastalığı (KBH) yüküne ve toplumdaki düşük farkındalık oranlarına dikkat çekilerek kapsamlı bir rapor hazırlandı. Raporda erken tanı, risk grubu taramaları, gıda düzenlemeleri ve eğitim müfredatına sağlık bilincinin entegre edilmesi gibi stratejik çözüm önerileri sunuluyor.
Küresel ölçekte her 10 kişiden 1'ini etkileyen[1] kronik böbrek hastalığı (KBH), erken evrelerde belirti vermeden ilerlemesi nedeniyle çoğu zaman geç fark ediliyor. Oysa hastalık, yalnızca bireylerin yaşam kalitesini değil; ailelerini ve sağlık sistemlerini de derinden etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu. Araştırmalara göre dünya nüfusunun yüzde 10'undan fazlasını etkileyen bu hastalığın 2040 yılına kadar dünya genelinde en sık ölüm nedenleri arasında beşinci sırada olması bekleniyor.[2] Türkiye'de de her 7 yetişkinden biri kronik böbrek hastalığı ile mücadele ediyor.[3]
Türkiye'de kronik böbrek hastalığının (KBH) artan yüküne dikkat çekmek, uluslararası hedefler doğrultusunda ulusal stratejileri belirlemek ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek amacıyla Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından düzenlenen "Küresel Hedeflerden Ulusal Eylemlere: Böbrek Sağlığının Güçlendirilmesi Çalıştayı", TÜSEB Aziz Sancar Araştırma Merkezi'nde gerçekleştirildi.
AstraZeneca'nın koşulsuz desteği ile yapılan çalıştayın raporunda yer alan veriler, kronik böbrek hastalığının (KBH) "sessiz" ilerleyişini bir kez daha gözler önüne serdi. Dünya genelinde KBH farkındalığının yaklaşık yüzde 10 olduğu belirtilirken,[4] DIAKIT verilerine göre Türkiye'deki diyabetik böbrek hastalarında farkındalık oranı yüzde 9,4 gibi oldukça düşük bir seviyede seyrediyor.5 Erken evrelerde her 10 hastadan sadece 1'i hastalığının farkındayken, ileri evrelerde bile bu oran 4/10 seviyesinde kalıyor.[5] Mevcut verilerin, önleyici sağlık hizmetlerinin önemini ortaya koyduğu rapora göre Türkiye'de diyabet prevalansı yüzde 16,6, hipertansiyon prevalansı ise yüzde 32 seviyesinde.[6] Ülkemizde tuz kullanımı ise OECD ortalamasının iki katı.[7] DIAKIT verilerine göre erişkin diyabetik hastalar üzerinde yapılan kohort çalışmasında, KBH prevalansı yüzde 25,1 olarak saptandı.[8]
Böbrek sağlığı yönetimi, proaktif ve bütüncül bir yaklaşıma evriliyor
Çalıştayda tüm katılımcıların fikirlerini belirttiği tartışmalarda ise böbrek sağlığı yönetiminin reaktif bir "hastalık tedavi edici" modelden, proaktif bir "sağlığı koruyucu" modele dönüştürülmesi vizyonu vurgulandı. Çalıştayda paylaşılan görüşler, KBH yükünün azaltılmasında koruyucu sağlık, erken tanı, güçlü birinci basamak, etkili dijital entegrasyon ve mevzuat/geri ödeme uyumunun birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koydu. Programların sahada karşılık bulabilmesi için uygulanabilir hedefler, ekip temelli çalışma ve sürekli izleme–değerlendirme temel başarı belirleyicileri olarak öne çıktı.
Böbrek sağlığında koruyucu yaklaşımlar ve atılması gereken adımlar
Raporda hastalık yükünü kaynağında durdurmak amacıyla, risk faktörleri henüz oluşmadan müdahale edilmesini içeren temel korunma stratejilerinin hayata geçirilmesi yönünde şu tavsiyelerde bulunuluyor:
- Sağlıklı Yaşam Bilinci ve İş Birlikleri: Millî Eğitim Bakanlığı ile stratejik bir ortaklık kurularak, böbrek sağlığı bilinci eğitim müfredatına entegre edilmelidir. Çocukluk çağı obezitesiyle mücadele, tuz/şeker tüketiminin azaltılması ve düzenli egzersiz bir eğitim politikası olarak ele alınmalıdır.
- Gıda Endüstrisi ve Düzenlemeler: Tarım ve gıda sektörüyle koordinasyon sağlanarak, işlenmiş gıdalarda tuz ve şeker oranlarının aşağı çekilmesi için yasal düzenlemeler uygulanmalıdır.
- Toplumsal Farkındalık ve Sağlık Okuryazarlığı: Vatandaşın kendi sağlığı üzerindeki sorumluluğunu artıran, medyanın doğru bilgi yaydığı bir ekosistem kurulmalıdır. Toplumun böbrek sağlığı açısından gerekli sağlık hizmetlerine katılımının artırılması amacıyla, nitelikli ve sürekli sağlık eğitimi faaliyetlerinin ve kitlesel iletişim araçları yoluyla duyuru ve etkinliklerin planlanması, uygulanması ve etkilerinin değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
- Risk Odaklı Tarama: Diyabet ve hipertansiyon hastaları, obez bireyler, ailede kronik böbrek ve kalp damar hastalığı olanlar ve 65 yaş üzeri bireyler öncelikli risk grubu arasındadır. Bu gruplarda serum kreatinin ölçümü ile GFR (Glomerüler Filtrasyon Hızı) takibi ve idrarda albümin ve kreatinin ölçümü ile albümin-kreatinin oranı saptanması standart klinik protokol haline getirilmelidir.
- Hastalık Yönetim Platformu (HYP) ve Dijital Entegrasyon: Aile hekimlerinin HYP algoritmalarını aktif kullanımı teşvik edilmelidir. e-Nabız üzerinden uzman notlarına erişim ve dijital konsültasyon imkânları, hastaların fiziksel hastane ziyaretlerini azaltırken uzman görüşlerinin birinci basamağa ulaşmasını hızlandırmalıdır.
- Sevk Zinciri Yönetimi: Uzman hekime erişimin aile hekimi süzgecinden geçtiği ve uzmanların sisteme geri bildirim verdiği bir yapı, sağlık sistemindeki gereksiz yığılmaları engelleyecektir.
Çalıştay hakkında açıklamada bulunan Prof. Dr. Hilmi Erdem Sümbül, "Kronik böbrek hastalığı, diyabet ve hipertansiyon gibi yaygın risk faktörleri nedeniyle giderek artan bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Bu çalıştayda ulusal dernek temsilcilerimizle küresel hedefleri ulusal ihtiyaçlarımızla buluşturarak, koruyucu sağlıktan dijital entegrasyona, yerli üretimden nitelikli iş gücü planlamasına kadar kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdik. Kamu, akademi ve özel sektörün eş güdüm içerisinde hareket etmesi durumunda Türkiye, böbrek sağlığı yönetiminde sadece kendi vatandaşları için değil, tüm dünya için küresel bir model olabilir. Burada yer alan tavsiyelerin stratejik eylemlere dönüşmesi sayesinde toplum sağlığımız için çok önemli bir mesafe katedebiliriz." dedi.
Küresel Hedeflerden Ulusal Eylemlere: Böbrek Sağlığının Güçlendirilmesi Çalıştay Raporu'nun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
İlgili Kişi:
Ceren Şahin - Bordo PR
0531 031 87 14
cerens@bordopr.com
TÜSEB Hakkında
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), sağlık bilim ve teknolojileri alanında ülkemize ve insanlığa hizmet etmek, planlı ve sürdürülebilir kalkınmaya destek sağlamak amacıyla kurulmuştur. Türkiye'nin sağlık bilim ve teknolojileri alanında ileri teknoloji ve inovasyon ihtiyacını karşılamak, dışa bağımlılığı azaltmak, rekabet gücünü artırmak ve sürekli kılmak hedefleri doğrultusunda, kalkınma planı hedefleri ile Cumhurbaşkanı ve Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği öncelikleri dikkate alan bir stratejik plan izlenmektedir.
AstraZeneca Hakkında
AstraZeneca (LSE/STO/Nasdaq: AZN); onkoloji, nadir hastalıklar, kardiyovasküler, renal ve metabolizma ile solunum ve immünoloji alanlarında reçeteli ilaçların keşfi, geliştirilmesi ve tıbbın hizmetine sunulmasına odaklanan, bilimin öncülüğünde çalışmalar yapan küresel bir ilaç şirketidir. Merkezi Birleşik Krallık'ın Cambridge şehrinde bulunan AstraZeneca'nın yenilikçi ilaçları, dünya genelinde 125'ten fazla ülkede milyonlarca hasta tarafından kullanılmaktadır. Daha fazla bilgi için www.astrazeneca.com.tr adresini ziyaret edebilir veya LinkedIn, Facebook, Instagram ve YouTube üzerinden takip edebilirsiniz.
[1] GBD 2023 Chronic Kidney Disease Collaborators. “Global, regional, and national burden of chronic kidney disease in adults, 1990-2023, and its attributable risk factors: a systematic analysis for the Global Burden of Disease Study 2023.” Lancet (London, England) vol. 406,10518 (2025): 2461-2482. doi:10.1016/S0140-6736(25)01853-7
[2] Foreman, Kyle J et al. “Forecasting life expectancy, years of life lost, and all-cause and cause-specific mortality for 250 causes of death: reference and alternative scenarios for 2016-40 for 195 countries and territories.” Lancet (London, England) vol. 392,10159 (2018): 2052-2090. doi:10.1016/S0140-6736(18)31694-5
[3] Steven Chadban, Mustafa Arıcı, Albert Power, Mai-Szu Wu, Francesco Saverio Mennini, José Javier Arango Álvarez, Juan Jose Garcia Sanchez, Salvatore Barone, Joshua Card-Gowers, Alexander Martin, Lise Retat, Projecting the economic burden of chronic kidney disease at the patient level (Inside CKD): a microsimulation modelling study, eClinicalMedicine, 2024, 102615, ISSN 2589-5370
[4] International Society of Nephrology. Global Kidney Health Atlas 2019.
[5] Arici M, Ates K, Yildiz A, Odabas AR, Tokgoz B, Sezer S, Tonbul HZ, Bakir EA, Ulu MS, Gungor O, Seyahi N, Kutlay S, Altun B. Diabetes and chronic kidney disease in Turkey (DIAKIT): a cross-sectional cohort study. BMC Nephrol. 2025 Dec 2;27(1):16. doi: 10.1186/s12882-025-04653-8. PMID: 41331919; PMCID: PMC12777098.
[6] Satman, İ., et al. (2013). TURDEP-II: Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrin Hastalıklar Prevalans Çalışması.
[7] TÜSEB, 2026, Küresel Hedeflerden Ulusal Eylemlere Böbrek Sağlığının Güçlendirilmesi Çalıştay Raporu, https://files.tuseb.gov.tr/tuhke/files/yayinlar/2026-03-12-15-24-55.pdf
[8]Arici M, Ates K, Yildiz A, Odabas AR, Tokgoz B, Sezer S, Tonbul HZ, Bakir EA, Ulu MS, Gungor O, Seyahi N, Kutlay S, Altun B. Diabetes and chronic kidney disease in Turkey (DIAKIT): a cross-sectional cohort study. BMC Nephrol. 2025 Dec 2;27(1):16. doi: 10.1186/s12882-025-04653-8. PMID: 41331919; PMCID: PMC12777098.


